İkinci Kural: Başarı için, BS içindeki farklı farklı alanlarda beceriler kazanma sayısını azaltın
Çok sık olarak karşılaşılan ve atlanılan bir konudur bu. Yetenek ve beceri kazanmak, birçok firmanın düşündüğünün aksine uzun ve zahmetli bir süreçtir. “Beceri havuzu” dinamik bir yapıdır ve yönetilmesi sırasında şu faktörlere dikkat etmek gerekir:
- Kariyerin gelişmesi, kariyer havuzunda yer almayan doğal yetenekler,
- Aşınma, doğal yetenekleri olan bir çalışanın başka bir organizasyona geçmesi,
- Ortalamanın altında çalışanlarla yeni işe başlayanların uzlaşması,
- Sürekli beceri seviyesi programı uygulayarak uzmanlıkların gelişmesini sağlamak,
- Beceri kazanılabilecek pratikleri yapmak.
Bu liste daha da uzayabilir.
Bütün hepsini bir yeteneğin yapması bir meydan okumadır. Hepsini “iyi yapmak” da birçoğu için mümkün değildir.
Uç örnekler için, organizasyon gereği çok farklı uzmanlık alanları nedeniyle bir havuz oluşturulması mümkün olmayabilir. Bu gibi durumlarda bir ya da birden fazla temel yetenek hep eksik olacak ve hata yapma riskiniz hep yüksek olacaktır.
İşte burada gizli bir tuzak vardır. Organizasyonlar bir ya da birkaç konuda akıllı olan insanlarını her konuda akıllı zannetmekteler. Bu “rönesans kişisi” tuzağıdır. Eğer sizin her konuda akıllı bir çalışanınız varsa gerçekten tamamen şanlısınız. Fakat bu gibi insanlar çok azdır, elde tutmak zor ( ve pahalı ) ve herkese yeten onlara yetmeyecektir. Dolayısıyla garanti bir hata er ya da geç kapınızı çalacaktır.
Üçüncü Kural : Sizde olmayan ve sahip olamayacağınız yetenekler üzerine başarı yapmayın
Bazı organizasyonlar özellikle yeni teknolojilerde, bilen sayısını arttırmayı tercih etmektedir.
Bazı firmalar kendi içlerinde eğitimler düzenlemektedir. Ama bu firmaların asıl işi bu değildir tabi ki. Tedarikçi firmalar destek elemanlarına büyük olasıkla sizin ayırdığınız eğitim zamanı ve bütçesinden fazla ayırmaktadır. Siz daha sonra kritik rollerdeki yeni teknolojileri etkili kullanmak istediğinizde tekrar düşünmeniz gerekebilir.


Son Yorumlar