(İlk oylayan sen ol)

Proje Takımının Motivasyonu - 1 Örnekle öğrenmek
May 25

Sayın Çağlayan Arkan ( Microsoft Türkiye ),  geçenlerde okuduğum bir yazısında, Türkiye’nin Hindistan modeli yerine kendine özgü bir model ortaya çıkarıp onu vizyon olarak seçmesinden bahsediyordu.

Çağlayan Bey’e eğer başkalarının bizi seçmesini istiyorsak mutlaka farklı şeyler yapmamız gerektiği konusunda katılıyorum. Herkes aynı olur ise siz niye hizmeti aldığınız yeri değiştireceksiniz ki? Ama resmin başka bir boyutu daha var. Siz, farklılığı hizmeti sunarken, kalitede belirli seviyelere yaklaşabilmek için Amerika’yı yeniden keşfetmeden bazı kriterleri yapmak lazım. Örneğin, dünyada standart haline gelen CobiT’in Türkiye’deki Chapter’ı birçok zorluklarla kurulmaya çalışılırken Hindistan’da 9 adet’i çoktan harıl harıl Bilgi Sistemleri Yönetim standartlarını yayıyorlar.

Sayın Çağlayan Arkan’ın makalesinin tamamı aşağıdadır.

Türkiye “Hindistan efsanesi”ni yaklaşık 5 yıldır konuşuyor. Kimileri Türkiye’nin Hindistan’ın izinden gitmesi gerektiğini, başkaları Türkiye’nin Hindistan olamayacağını, öykünmemesi gerektiğini ifade etti. Gerçekte Hindistan’ın başarı hikâyesinin Türkiye’de ne kadar incelendiğine dair soru işaretlerim var. Bu konudaki görüşümü ben şöyle ortaya koymak isterim: Türkiye, Hindistan veya İsrail veya İrlanda olamaz. Olmaya da çalışmamalıdır. Türkiye, kendi modelini ortaya koyabilir, bilgi ve teknolojiye dair vizyonu çerçevesinde hem “kendi söküğünü dikebilir” (yani iç sorunlarına çare bulabilir) hem de -birazdan değineceğimiz küresel pazar dinamikleri çerçevesinde- yazılım, hizmet ve hatta donanım ihracatçısı rolüne soyunabilir. Tren kaçmadı.

Dünyada teknoloji ve hizmetler pazarı 2006′da 1,5 trilyon ABD doları büyüklüğünde olmuştur. Bu pazarın 2010′da 2,1 trilyon ABD doları büyüklüğüne erişeceği hesaplanmaktadır. Bu pazarın kabaca kırılımları şöyle:

BT hizmetleri 470 milyar dolar (BT dış kaynak kullanımı, projeler, destek ve eğitim).
İş süreçleri dış kaynak kullanımı 423 milyar dolar (lojistik, satın alma, satış ve pazarlama, müşteri ilişkileri yönetimi, finans ve muhasebe, insan kaynakları, eğitim).
Paket yazılımlar 228 milyar dolar (uygulama yazılımları, sistem yazılımları, yazılım geliştirme ve yaygınlaştırma).
Donanım 457 milyar dolar (sunucu, istemci, yazıcı, çevre birimleri, network donanımları, vb.).
Bu küresel büyüklüklerin önemli bölümü yerel pazarlarda yer almaktadır. Bunun içerisinde BT ve iş süreçleri küresel dış kaynak kullanımı pazarının yine 2006 için 40 - 42 milyar dolar büyüklüğünde olduğu ve Hindistan’ın pazar payının yüzde 58 olduğu tahmin edilmektedir. Hindistan bu verilere göre 2006′da 23 - 25 milyar dolar civarında yazılım ve servis ihracatı gerçekleştirmiştir ve bunun 2007′de 32 milyar dolara erişeceği hesaplanmaktadır. Hindistan’ın iç pazar büyüklüğünün 2006′da 13 milyar dolar olduğu, 2007de 16 milyar dolar olacağı gerçeğiyle birlikte BT sektörünün (iç pazar ve ihracat) toplamda 2006′da 37 milyar dolar, 2007′de yaklaşık 48 milyar dolar büyüklük arz ettiği sonucuna varılacaktır. 2010′da Hindistan 60 milyar dolar civarında bir net yazılım ve servis ihracatı öngörmekte.

Bu fotoğrafın istihdam tarafında ise 2007 itibarıyla 1 milyon 600 bin kişilik tahmini görüyoruz ve 2010 yılında bu sayının yaklaşık 1 milyon yeni istihdam ile 2,5 milyon kişiye ulaşacağı düşünülmekte.

ZAMAN KALMADI

Şimdi bu resimden Türkiye’ye geldiğimizde ilk gördüğümüz, geçen yazımızda da üzerinde durduğumuz, farkındalık konusu… Daha doğrusu bu gelişmelerin farkında olmama durumu. Bizler bu rakamları ilk telaffuz etmeye başladığımızda Hindistan 9 milyar dolar ihracat yapıyordu ve 500 bin kişilik istihdam yaratmıştı (2003 yılında).

Bugün Türkiye’nin adının geçmediği bu haritada, Romanya, Macaristan, Filipinler, Tayvan, Rusya, vb. pek çok ülke pozisyon almış, politika/strateji geliştirmiş, Hindistan’la rekabet etmekte. Öngörülen büyümeleri ve Türkiye’nin konumunu, AB ilişkisini, potansiyelini değerlendirdiğimizde biz halen tren kaçmadı diyoruz. Ancak zaman da kalmadı.

ekleyen Gökhan Çıngay

Leave a Reply