Bu yazımda giriÅŸim fikrinin önüne adeta set çeken “kriz ve giriÅŸim bir arada olmaz” yanılgısına deÄŸinmek istiyorum. Bu olumsuz düşüncede olmanın önemli bir yanlış olduÄŸunu düşünüyorum. Bu konuda masanın neresinde olduÄŸunuzdan, giriÅŸimcilik size ne ifade ediyor, hangi toplumda hatta hangi coÄŸrafyada yaÅŸadığınızdan, yetiÅŸtirilme tarzınız, hayata bakış açınız, aldığınız eÄŸitim dahil olmak üzere birçok noktayı içeren düşünce yapılarından hareketle farklı görüşler tabii ki olacaktır.
Ama sorunları çözmemiz lazım. Ülkemizin krizlerden çıkması için hepimiz (bireysel ve kurumsal olarak) katkıda bulunmalıyız. Konu ile ilgili düşüncem bu fikrin ürünüdür. Kısa bir tanım ile girişimciler; risk ve belirsizlik ortamında yeni iş imkanlarını üretebilmenin yanında fırsatları ve kaynakları kazancı artırmak ve büyüyebilmek için kullanabilen kişilerdir.
Tüm olumsuzluklara karşın toplum, piyasalar canlanmak istiyor, görülen bazı olumlu işaretler bu yönde. Eğer hatalı uygulamalar yapılırsa, mevcut hatalarda ısrar edilirse, hepimiz zarar edeceğiz. Girişimciyi koruyacak önlemleri almak hükümetin görevi diyor ama STK- Sivil toplum Kuruluşları ve bireylerin de sorumluluk alması ve özellikle sosyal, toplumsal sorumluluk kapsamında çalışmalara katılmasının, girişimciliğe sahip çıkılmasının öneminin altını çiziyorum. Yeni canlanma ruhunu hepimiz dikkatle takip ediyoruz, çünkü piyasaların canlanması ekonomiyi ve doğal olarak hepimizi olumlu etkileyecek. Böyle dönemlerde maalesef yanlış yönlendirmeler de olabilmekte. Bu nedenle 5N1K (Ne, Nerede, Niçin, Nasıl, Ne zaman ve Kim) yöntemini uygulamakta yarar var.
BildiÄŸiniz üzere ülkemizde krizler süreklilik arz etmekte, krizler nedeniyle giriÅŸimcilik gerekli ilgi ve desteÄŸi görememekte. Ne yazık ki bu konuda komÅŸumuz olan eski doÄŸu bloÄŸu ülkeleri dahi bizden fazla ilerleme kaydetti. GiriÅŸimciler ne yazık ki ülkemizde tesisleri, fabrikaları dahi komÅŸularımıza hatta Çin’e taşımakta. Ülkemize gelen yabancı giriÅŸimciler (bu aÅŸamada daha çok yatırımcı olarak karşımıza çıkmakta) çeÅŸitli sorunlarla karşılaÅŸmakta, böyle olmaması lazım. ÖzelleÅŸtirmenin yapılamaması da giriÅŸimciliÄŸin önünde engeldir. Bu aÅŸamada özelleÅŸtirmenin her ne pahasına olursa olsun yapılmasına karşı olunması gerektiÄŸinin altını çizmekte yarar var. Konu ile ilgili olarak yapılmaması gereken en önemli ÅŸey ise özelleÅŸtirmenin karşıtı olan devletleÅŸtirmedir.
Genel olarak giriÅŸimci profiline bakacak olursak;
- Sorumluluk Alma İsteğine Sahip Olan
- Risk Alabilen
- Başarıya Ulaşma İsteği Güçlü
- Yüksek Seviyede Enerji Sahibi
- Fırsatları Ve Geleceği Sezebilen
- Vizyonunu Gerçeğe Geçirebilen
- Başarıyı Paradan Daha Çok Önemseyen
- DeÄŸiÅŸen Olaylara Dayanabilen,
- Değişiklikleri benimseyebilen, adapte olabilenler görüyoruz.
Size tanıdık gelen maddeler var mı?
Girişimde başarı için öncelikle firmalar kendi ihtisas alanlarına odaklanmalı, iş yapış yöntemlerini çağa uydurmalı ve yeteneklerini geliştirmeleri gerekiyor. Salt sektörde yapılıyor veya rakip yapıyor diye cazip gibi görünen alanlara, inceleme yapılmadan, gerektiğinde profesyonel destek alınmadan girilmemeli. Ülkemizde bu furyaya kapılan birçok büyük kuruluş girdiği bazı sektörlerden çıkmak durumunda kaldı. Bireysel bazda ise açılan küçük işletmelerin 3 yıldan kısa sürede büyük bir çoğunluğu önce sermayeyi yitiriyor sonra kapanıyor (iflas) oysa bu duruma düşmeden firmaların sektörden çıkma stratejisi dahi olmalı. Kayıtlarda şirket kapatma sayısının az görünme sebebi girişimcilerin kapatma işlemi aşamasında dahi karşılaştıkları zorluklar nedeniyle işlemi tamamlamamasıdır. Bu nedenle birçok iflas etmiş, faal olmayan işletme kaydi durumdadır.
Bankalar özellikle küçük esnaf ve sanatkara finansman saÄŸlama görevi olan T. Halk Bankası ve tarıma, çiftçiye yönelik ise T.C. Ziraat Bankası geçmiÅŸ uygulamalar nedeniyle giriÅŸimcilere gerekli desteÄŸi saÄŸlayamamıştır. Sunulan kredilerin ticari faiz oranlarının yüksek olması nedeniyle de kredi kullanımı olması gerektiÄŸi düzeyde deÄŸildir. Paranın maliyetini tabii ki hesaplamak lazım ama uzun vadeli fonlardan yararlanmadan kısa vadeli borçlanma ile orta vadeli krediyi çevirmek hele uzun vadeli kredi kullandırmak yüksek maliyet nedeniyle mümkün deÄŸildir. Uygulanan finansman modeli yanlıştır. Bankaların saÄŸladığı KOBİ’lere yönelik kredi kullandırdıkları kredinin % 5′i bile deÄŸildir. Ayrıca bilindiÄŸi üzere, bankaların sunduÄŸu kredilerin vadeleri kısa, miktar genelde düşük, faiz ise yüksek olmakta. Oysa giriÅŸimciliÄŸin yeÅŸereceÄŸi iklim için uzun vadeli (minimum 60 ay) ve düşük faiz oranlı destek kredisi kullandırılmalı, yatırımlarda tercihen en az ilk iki yıl vergiden muaf tutulmalı. Bu konuda olumlu çaba içinde olan bankalar var.
Charles Handy “Büyük giriÅŸimciler yanlışları, eksikleri ve dünyaya uygun olmayanları görür, düzeltmek, tamir etmek, boÅŸlukları doldurmak ve yeni bir ÅŸey yaratmak için çalışırlar” demekte. Krizleri aÅŸmak için böyle giriÅŸimcilere ihtiyacımız var. Türkiye’de genç nüfusun yüksek olması güzel ama ne yazık ki eÄŸitim konusunda yeterli olunmadığı için sorunlar yaşıyoruz. Öte yandan kamu kuruluÅŸlarınca yapılmaya çalışılanların yanında özellikle üniversitelerimizde giriÅŸimcilik konusunda dersler var, danışmanlık ve eÄŸitim ÅŸirketleri de hizmet üretiyor. GiriÅŸimcilerin yeterince maddi destek bulamaması gerçek olmakla birlikte sadece kadın giriÅŸimciler bulamıyor veya sadece büyük ÅŸehirlerde giriÅŸimcilere fırsatlar var yanılgısına düşmemek lazım.
GiriÅŸimde bulunacaklara “hangi alanda giriÅŸimde bulunacaksanız iyi araÅŸtırma yapın, kendinizi, muhtemel rakiplerinizi iyi tanıyın, fırsatlardan, tehditlerden haberdar olun, stratejilerinizi doÄŸru belirleyin, iÅŸ planının önemini yadsımayın ve özellikle Bilgi ve İletiÅŸim Teknolojileri’nden (BİT) yararlanın diyorum. Serbest bölgelerden daha çok, özellikli sanayi bölgeleri, Teknoparklar ve silikon vadileri önem kazanacak. Teknoparklarda hedef genelde yazılım ihracatı olmakla birlikte, örneÄŸin GOSB Teknoparkı “yeni giriÅŸimcilere projelerini uygulamaya koymaları ve yönetmeleri konusunda eÄŸitim vermek, yol göstermek, destek saÄŸlamak ve bilgiyi ticarileÅŸtirerek ihracat yapmak amacıyla kuruldu (ITB, Nisan 2003). Özellikle AR-GE, iç piyasanın, küçük giriÅŸimcinin ıskalanmaması, teÅŸviklerin doÄŸru kullanılması ve özellikle üretim ve istihdama yönelik çalışmalara katkıda bulunulması yerinde olur. Ekonomideki gerçek anlamdaki %1′lik büyüme dahi on binlerce kiÅŸiye iÅŸ imkanı demek.
Girişimciliğin geliştirilmesi için neler yapılmalı?
GiriÅŸimciliÄŸin geliÅŸtirilmesi bazılarının önerdiÄŸi üzere sadece vergileri düşürmek, yatırım için (bölgeler) yer göstermek, bazı avantajlar saÄŸlamak gibi birkaç basit önlemle pek mümkün deÄŸildir. Bunlar geçici önlemlerdir. GiriÅŸimciliÄŸin önündeki engelleri ortadan kaldırmak için sorunu kökten çözmek gerekir. GiriÅŸimci olma fikrinin temelinde birey ve onu yetiÅŸtiren ailenin hayata bakış açısı, toplumsal deÄŸerleri, eÄŸitim ve inanç ve özgüven açısından artıları ve eskileri yatmaktadır. İçinde olduÄŸunuz toplumun çekirdeÄŸi olan bir aileyi örnek olarak alın, arzu ediyorsanız kendi ailenizi alın, ortaya da kendinizi koyun. Sonrasında ise kendinize ben giriÅŸimci miyim? Neden deÄŸilim? Ailem bu konuda bana neler saÄŸladı ve saÄŸlamadı olmak üzere bir SWOT (Güçlü,Zayıf yönleriniz, Fırsatlar ve Tehditler açısından durum) analizi yapın. Bunu yaparken bir önceki halkayı yani ailenizi de aynı bakış açısı ile deÄŸerlendirmeyi de unutmayın. Bu incelemeyi kendi çevrenize, ilinize, bölgenize, yaÅŸadığınız ülkeye, baÄŸlı olduÄŸunuz toplumsal deÄŸerlere göre geniÅŸleterek yapın, ortaya çok ilginç sonuçlar çıkacak. Nedense bu aÅŸamada bizim toplumumuzda yaygın olan “icat çıkarma, eski köye yeni adet olur mu?, sen yapamazsın, vb” genel kabul görmüş ama yanlış saptamalar aklıma geliyor.
GeliÅŸmiÅŸ batı ülkelerinde ve özellikle Amerika’da ailede verilmeye baÅŸlanan eÄŸitim ana okullarında ÅŸekilleniyor. Bu nedenle gazete dağıtan, limonata satan, çocuk bakan- kendi masrafını çıkarmak veya para kazanmaktan öte giriÅŸimde bulunması ailesi tarafından teÅŸvik edilen çocuklar çoÄŸunlukta. Peki sizin için bu geçerli mi? Bunları yaptınız mı? Cevabınız evet ise tebrikler, giriÅŸimde bulunma konusunda önemli engelleri aÅŸabilirsiniz.
İçinde bulunduÄŸunuz toplumun giriÅŸimcilik konusunda baÅŸarı ölçüsünü tespite yönelik olarak; “Toplumunuzda kaç ailenin kendine güvenen, denemekten korkmayan, baÅŸaracağını düşünen, bu konuda gerektiÄŸinde destek göreceÄŸini düşünen, engeller öne sürerek deÄŸil çözümler üretilerek sorunlara yaklaşılacağını bilen gibi listeyi uzatabileceÄŸimiz ama özünde ‘BaÅŸarma Güdüsü’ (n Ach faktörü* Need for Achievement- İş baÅŸarmaya olan ihtiyaç) yüksek bireyler yetiÅŸtirdiÄŸini düşünüyorsunuz ? sorusunun cevabı giriÅŸimcilikte baÅŸarının anahtarı olabilir. Bu dünyada yaÅŸayan insanları psikoloji bakımından geniÅŸ iki gruba bölmek mümkün. Bunlardan azınlığı teÅŸkil eden birinci grup fırsat ve imkanlardan faydalanan ve bir ÅŸey elde edebilmek için büyük bir gayretle çalışmak arzusunu gösteren insanlardır. A güdüsü ırsi deÄŸildir, aile ve eÄŸitim olumlu katkıda bulanabilir, geliÅŸtirebilir. Onlar yaptıkları ÅŸeyi daha iyi yapmaya çalışır bu konuda olumlu tutum ve davranış sergilerler. Zorluklar onları yıldırmaz, mücadelecidirler. BaÅŸarının ödülünden daha çok baÅŸarı ile ilgilenirler ve salt ÅŸahsi baÅŸarıya odaklanmazlar. ÇoÄŸunluÄŸu teÅŸkil eden ötekiler ise buna o kadar hevesli deÄŸildir ve aldırış etmezler. Siz hangi gruptansınız ? Daha doÄŸru bir yaklaşımla biz hangi gruptayız? Sorusunu kendimize sormamız gerekiyor. Ülkemizde bu konuda sorunun köklerine inme anlamında önemli bir görev üstlenen adeta yapıtaşı olarak nitelenebilecek, 1964 yılında baÅŸlatılan D.K.D (Düşün, KonuÅŸ, Dinle) Toplum önünde söz söyleme kurslarını örnek verebilirim. Bu örnek çalışmayı ÅŸu sıralar “İnsan MühendisliÄŸi” isimli kitabını okumakta olduÄŸum, “İnsanı insan yapan, okuldan sonra edindiÄŸi bilgilerdir” diyen Nüvit Osmay yapmış.
Gelecekle ilgili yorumlar yapan (Futurist) Alvin Toffler’a göre ÅŸu anda giriÅŸimcilerin karşılarında duran en büyük deÄŸiÅŸim: dünya ekonomisinin finansal tabanlı sermayeden entelektüel sermayeye olan deÄŸiÅŸimidir. Toffler “Bilgi, artık üretimin faktörlerinden sadece biri deÄŸildir”, “Bilgi, üretimin çok önemli/kritik faktörüdür” demektedir.
GiriÅŸimcilik konusunda kitap önerim “Essentials of Entrepreneurship and Small Business Management” (Thomas W. Zimmerer ve Norman M. Scarborough) olacak. Bu kitabı ders kitabı olarak da kullanmaktayım. AÅŸağıdaki giriÅŸimcilik yahoo grubunda kitabın İngilizce ve Türkçe olarak bazı bölümlerini bulabilirsiniz.
http://groups.yahoo.com/group/EntrepreneurshipSBAclass/
Girişimlerinin başarılı olması temennisi ile tüm girişimcilere başarılar diliyorum.
Not: Bu yazımın orijinali Globus İş Fikirleri dergisinde Temmuz 2003 tarihinde yayınlanmıştır.
Leave a Reply
You must be logged in to post a comment.




(3 kez oylandı, ortalaması: 5 üzerinden 3.33 )
Son Yorumlar