Oct 08
İşin bizzat kendisinin motive edici olması, işin özelliklerinin, insanın doğasına uygun olması ile gerçekleşebilir. Bunun için öncelikle de işin özelliklerinin, insanın sosyal bir varlık olduğunu ve yaratıcılığının bulunduğunu kabul eden bir yaklaşımla belirlenmiş olması gerekmektedir. Bu yüzden insanı, üretim organizasyonunun bir girdisi, makinaların bir parçası gibi gören bir zihniyet sonucunda ortaya çıkan iş özellikleri, insanın doğasına aykırıdır.
Kişinin motive edilebilmesi için, işin özelliklerinin insan doğasına uyumlaştırılması gerekmektedir. Bunun için kullanılan başlıca yöntemler iş zenginleştirme (Job Enrichment) ve yetkelendirme (empowerment) olarak karşımıza çıkıyor… İlkinde çalışanın yaptığı işler çeşitlendirilerek rutin işler (ki kişinin doğasına aykırı) nedeniyle kişinin kendisini makina gibi hissetmemesi sağlanıyor… Tabii her durumda bir miktar rutin iş olabilir ama bunu mümkün olduğunca düşük düzeyde tutmak gerek… Yetkelendirmede ise kişinin işiyle ilgili konularda karar alabilmesi, inisiyatif kullanabilmesi, bununla birlikte yaptığı işin sorumluluğunu da alması hedefleniyor ki bu insanın doğasına uygun…
Devamı için tıklayınız »
ekleyen Gökhan Çıngay
\\ tags: insan doğası, kişisel gelişim, Motive
Oct 03
Yazar: Abdullah Bozgeyik
Bilindiği üzere bir çok Guru, danışman ve uzman başarı için reçete vermekte, genelde sektörünüze özel örneklerden bile uzak olan bu şablon çözümler ise işe yaramamakta. Dikkat edilmezse reçeteler arzu ettiğiniz başarıdan çok bazen sanal başarıyı (aslında başarısızlığı) beraberinde getirmekte.
Bu aşamada başarıdan ne anladığınızın da önemi öne çıkıyor. Başarı tek kelime ile başarmak veya başarılı olmak diyecek olursak kime, neye göre başarı soruları akla geliyor. Başarınızı çevrenizle, genel kabul görmüş kriterlerle karşılaştırmanız gerekiyor. Küçük bir kasabada güçlü boksör olmak yeterli değil. Çünkü bu tür başarı genelde yanıltıcıdır. Özellikle iç pazarda veya uluslar arası arenada ciddi rekabet söz konusu olunca bir çok firmanın şartlardan şikayet etmesi ve başarısız olması bu nedenledir. Şikayetin ne o firmaya ne de sektöre yararı yok. Ne yazık ki yurt içinde ve dışında nedense bir çok Türk firması bazı projelerde birlikte başarılı olmak için birleşme, işbirliği yapma yerine adeta birbirine düşman kesilmekte, küçük pastadan bile büyük pay kapmaya çalışmakta bu nedenle işi alan ana yüklenici olamayıp taşeron hatta birçok durumda alt taşeron olabilmekte, pazardaki değişikliklere uyum sağlayamamakta, bir çok işe ve alana saldırmakta, günü kurtarmak adına hatalar yapmakta ve üstelik tüm bunları kısa sürede yapmaya çalışmakta ki bu ve benzeri nedenlerden dolayı başarılı olamamakta. Başarı sabır işidir. Hazır olmak ve sürdürebilmek gerek. Hızlı değişim nedeniyle firmaların geçmişin başarıları üzerinden fazla pirim yapabilme ve sürdürebilme şansı yok. Başarısızlığa mazeret üretmek ise anlamsız. Başarısızlık için salt çevrenizi, özellikle ekonomik şartları suçlamak doğru değil. Önce kendinizi, yaptıklarınız kadar yapmadıklarınızı sorgulayın sonrasında başarılı olanların neler yaptıklarına bakın ki ölçek doğru olsun.
Devamı için tıklayınız »
ekleyen Gökhan Çıngay
Sep 27
Yazar: Abdullah Bozgeyik
Ne zamandır bir öykü paylaşmamışım sizlerle, hazır havalar da soğurken içimizi ısıtacak öykülere hadi devam edelim.
Uzun yıllar önce bir kasabada huysuz bir ihtiyar usta yaşarmış. Huysuzluğu yüzünden kimse ile geçinemez, ama işini gerçekten en iyi yapan çekirdekten yetişmiş bir usta olduğu için herkes onun dükkanından alış veriş yaparmış. İşleri artık tek başına yürütemeyen ve bir yardımcıya ihtiyacı olan usta bir gün dükkanın camına “yardımcı aranıyor” yazısı asmış. Hemen o gün 10 yaşlarında küçük bir çocuk dükkana gelmiş işe talip olarak.
Usta karşısında çelimsiz bir çocuk görünce “Bir de seninle mi uğraşacağım, git işine bu iş sana göre değil” demiş.
Devamı için tıklayınız »
ekleyen Gökhan Çıngay
Sep 04
Her yönetici farklı bir özelliği ile anılır. Gergin, disiplinli, kıyafet kurallarına dikkat eden, gereğinden fazla ciddi gibi. Ama bunların dışında bir özellik var ki, çalışan ile yöneticisi arasında derin bir bağ kurmasını sağlıyor: İnce davranmak.
Günümüzde birçok yönetici çalışanlarına yakın olmanın ve ince davranmanın öneminin farkında. İş kuralları, artan rekabet ve diğer nedenlerle yöneticiyi çalışanından uzaklaştıran unsurlara artık çözümler aranıyor. Örneğin, Colgate-Palmolive CEO’su Reuben Mark, çalışanlarını anlamanın iş yerindeki en önemli şey olduğunu söylüyor. Ona göre işteki başarı, çalışanlarının ne yapıp ettiklerini bilmekle doğru orantılı. Biyoteknoloji şirketi Greentech’te de bu anlamda çeşitli uygulamalar yapılıyor. ‘Açık iş saati’ denilen, her departmandan en az bir kişinin katılımıyla gerçekleşen aylık görüşmelere üniversitelerden akademisyenler katılıyor. Bu saatlerde çalışanlar öğrenci oluyor ve iş yaşamında ince davranmanın yollarını öğreniyor.
Devamı için tıklayınız »
ekleyen Gökhan Çıngay
Sep 04
Zamanla en çok yarış halinde olan insanlar kimler? Araba pilotları, hız tutkunları ve tabii ki yöneticiler. Yöneticiler günün 24 saatini dolu dolu yaşarlar, ama yine de 24 saatin yetmediğinden şikayet ederler. Büyük şirketleri ve onlarca insanın yönetseler de zamanın yönetimiyle ilgili zaman zaman sorunlar yaşarlar.
Uzun toplantılar, kıyasıya rekabete karşı mücadele, yeni fikirler, projeler… Peki, yöneticiler zaman yönetimi konusunda eğitim almanın dışında neler yapabilir? Internet sitesi www.about.com, birçok şeyi aynı anda yapmanın getirdiği stresten kurtulmak için birkaç küçük ipucu veriyor…
Devamı için tıklayınız »
ekleyen Gökhan Çıngay
Recent Comments